Şamanizmden kâhinliğe, şifacılardan tabiplere hekimlik sanatının temelinde hep “aile hekimliği” yatmaktadır. 1900’lerin başlangıcından bu yana artan branşlaşma ve hastane uzmanlarının artması “insan”ı merkez alan hekimliği çıkmaza sokmuş, sağlık sorunlarını organlara, organ sistemlerine veya hastalıklara indirgenmesine yol açmıştır. 1970’lerden sonra aile hekimliğinin önemi giderek daha da anlaşılmıştır. İnsanı, hayatın merkezine alan ve onun biyopsikososyal yanına ek varoluşsal ve kültürel boyutuyla yaklaşmayı esas alan aile hekimliğinin kapsadığı çok geniş bilgi yelpazesinde günlük pratikte her daim hekimlerin başvuru kaynağı olacak handiyse bir “başucu kitabı”nı aile hekimliği camiamıza hazırlamış olmak bizleri ziyadesiyle mutlu etmektedir.
Aile hekimliği tıp disiplinin özelliklerini, ilkelerini ve temel değerlerini detaylarıyla bulabileceğiniz bölümlerin yanında, klinik uygulamalarda izlenecek yollar ve kılavuzların eşlik ettiği güncel bilgileri sizlerle paylaşmayı hedefledik. Aile hekimliğinin, yaş, cinsiyet, hastalık ayırt etmeksizin sunduğu sağlık bakımına ek olarak koruyucu sağlık hizmetlerinin prekonsepsiyonel dönemden bireyin ölümü sonrasındaki aile bireylerinin durumuna kadar geniş konu yelpazesinin varlığı bu kitabın kapsamlı ve güncel olması yönünde bize yol haritası olmuştur.