Helmintoloji Pratiği

Yeni Helmintoloji Pratiği

Yaşamının bir kısmında (geçici) ya da tüm yaşamı boyunca (daimi), filogenetik olarak kendisinden farklı başka bir canlı türü üzerinde (ekto) veya içinde (endo), ona zarar verecek şekilde yaşayan ve besinlerini doğrudan ondan sağlayan canlılara parazit, bu olaya da parazitizm denir.

Klasik olarak parazitler; Helmint, Protozoa ve Arthropod olmak üzere 3 ana gurupta toplanır. Bu gruplarda bulunan çok sayıda parazit türü, oluşturdukları tahribatlar ile gerek insan sağlığı, gerekse hayvan sağlığı açısından ölümlere kadar varabilen çok ciddi riskler oluşturur. Bunlar arasında helmintlerden ileri gelenler önemli bir yer tutar. Dünyanın birçok ülkesinde, özellikle de az gelişmiş ve gelişmekte ülkelerde yaygın olarak görülen helmint enfeksiyonları insan ve hayvanların önemli sağlık sorunları arasındadır. Genelde herhangi bir spesifik belirti göstermeden uzun süre gizli şekilde seyreden bu hastalıklar et, süt ve yapağı gibi hayvansal ürünlerde hem nitelik, hem de nicelik yönünden azalmaya, üreme performansında düşüklüğe, gelişme geriliğine ve iş gücü kaybına neden olarak da ülke ekonomileri için büyük kayıplara yol açmaktadır. Sağaltım için harcanan masraflar da eklenince ekonomik kayıplar büyük boyutlara ulaşmaktadır. Bu nedenlerle de erken teşhisleri büyük önem arz etmektedir.

Helmint enfeksiyonlarının teşhisinde, diğer enfeksiyon hastalıklarında olduğu gibi canlı konaklarda klinik ve laboratuvar bulgularından, ölü konaklarda ise nekropsi sonuçlarından yararlanılır. Ancak helmint enfeksiyonlarında çoğunlukla belirgin ve spesifik bir klinik semptom görülmez. Görülen semptomlar da karakteristik olmayıp hastalığın kesin tanısında fazla önem taşımazlar. Sadece helmint enfeksiyonunun varlığı açısından şüphe uyandırırlar. Hastalığın kesin olarak teşhis edilebilmesi için parazitin kendisinin ya da yumurta, larva gibi gelişim formlarının görülmesi gerekir. Bu nedenle canlı konaklarda helmint enfeksiyonlarının teşhisi büyük ölçüde hastalık etkenini saptamaya yönelik olarak yapılan laboratuvar tanı yöntemlerine bağlıdır. 

Helmint enfeksiyonlarının teşhisinde kullanılan laboratuvar tanı yöntemleri, direkt ve indirekt tanı yöntemleri şeklinde sınıflandırılabilir. Paraziter bir enfeksiyonu teşhis etmenin en güvenilir yolu, enfeksiyona neden olan etkenin tespiti ve tanımlanmasıdır. Dolayısıyla helmintlerin ve bunlardan ileri gelen hastalıkların teşhisinde daha çok direkt tanı yöntemlerinden faydalanılır. Öteden beri geleneksel (rutin) olarak uygulanan bu yöntemlerle başta dışkı olmak üzere idrar, kan, burun akıntısı, balgam, kusmuk gibi konağa ait çeşitli materyallerde bulunan parazitlerin erişkinleri ya da yumurta, larva gibi gelişim formları mikroskobik (nadiren makroskopik) olarak görülmek suretiyle kesin teşhise gidilir. Ölü konaklardaki helmintlerin tanısı da nekroskobik inceleme sonucu organ veya dokulardaki parazitlerin erişkin veya gelişim formlarının saptanmasıyla mümkün olur. 

Direkt tanı yöntemlerinin yeterli olmadığı durumlarda indirekt tanı yöntemlerine başvurulur. İndirekt yöntemler olarak, parazite ait antijenin saptanması veya konağın parazite karşı oluşturmuş olduğu reaksiyon sonucu ortaya çıkan antikorun belirlenmesi için yapılan serolojik yöntemlerden (ELİSA, İFAT, PCR vb.) ya da parazite ait bir molekülün ortaya konması için gerçekleştirilen moleküler biyolojik yöntemlerden yararlanılır. 

Şüphesiz ki her yöntemin avantajları olduğu gibi dezavantajları da vardır. Doğru bir inceleme ve teşhis yapmak, ayrıca hastalığı nicelik ve nitelik olarak değerlendirmek için kullanılan metot ve tekniklerin doğru seçilmiş olması, özellikle de parazitlerin erişkin ve gelişme dönemlerinin morfolojilerinin çok iyi bilinmesi gerekir. Çok çeşitli teknikler arasında bir seçim yaparken, en çok göz önüne alınacak nokta, doğruluk ve basitliktir. Bazen çok karmaşık metotlardan bile kesin sonuçlar alınamayabilir. Önemli olan, incelemenin her zaman karşılaştırılabilir koşullar altında ve aynı metot uygulanarak yapılmasıdır. Ancak bu şekilde kabul edilebilir sonuçlar elde edilir. 

Bu kitap öncelikle veteriner fakültesi öğrencilerine ve veteriner hekimlere yönelik olarak hazırlanmıştır. Bununla birlikte kitapta tıp, biyoloji ve zooloji öğrencileri ile tıp hekimleri için de yararlı bilgiler sunulmuştur. Kitapta, helmintlerin ve bunlardan ileri gelen hastalıkların teşhisinde kullanılan laboratuvar yöntemleri hakkında bilgi verilmiştir. Ayrıca eğitim ve araştırma amaçlı yapılan helmintolojik çalışmalarla ilgili parazitlerin toplanması, tespiti, boyanması, identifikasyonu ve saklanması gibi konularda da teknik bilgiler sunulmuştur.

Tüm iyi niyetimize rağmen gözden kaçmış hata ve eksikliklerin hoşgörüyle karşılanacağını umar, kitabın tüm akademisyen, öğrenci ve hekimlere yararlı olmasını dilerim.

 

Editör 

Prof. Dr. Ahmet DOĞANAY 

                                                                                                         

Kitap Detay Bilgileri
ISBN9786057578815
Basım Yılı2019
Baskı sayısı1.Baskı
Sayfa Sayısı172
Kitap DiliTürkçe
Yazar EditörProf.Dr:Ahmet DOĞANAY
Ebat (cm)16*24 karton kapak
YayıneviAnkara Nobel Tıp Kitabevi

Yorum Yap

Lütfen yorum yazmak için oturum açın ya da kayıt olun.
  • 40,00TL

Lütfen Dikkat!

Tüm siparişleriz; stok imkanlarımıza bağlı olarak mümkünse 16:00'a kadar verdiğiniz siparişler aynı gün değilse en geç 3 iş günü içerisinde kargoya verilmektedir. Yabancı yayınlar için yurtdışı sipariş gerektiğinden temin süresi 2-3 ay arasındadır. 

Etiketler: Helmintoloji Pratiği, helmintoloji kitabı, veterinerlik kitabı, helmintoloji pratiği ahmet doğanay, ahmet doğanay veterinerlik, ankara nobel tıp kitabevleri helmintoloji pratiği, izmir nobel tıp kitabevleri, istanbul nobel kitabevleri, krc başkent tıp kitabevleri, veterinerlik kitapları, 9786057578815